Mademki bu haftaya taksi
muhabbeti ile başladık, o zaman taksilerle devam edelim. Son günlerimin büyük
bir kısmı ya yürüyerek ya da taksilerde geçtiği için taksiler bu ara hayatımın
büyük bir parçası.
Öğleden sonra saat
14.00 gibi sakin sakin ilerlerken birden bizim taksici
amcanın telefonu çaldı. Bir şeyler konuştuktan sonra, “Tamam tamam gidip
yatacağım.” diyerek telefonu kapattı. Başkalarının konuşmaları ile ilgilenmeye
hiç meraklı olmadığım için her ne kadar bu cümleyi duymuş olsam da amcanın ne
konuştuğu konusunda çok fazla da düşünmedim.Düşünmedim ama bir müddet sonra, telefonu tekrar çaldı. Bizim amca, “Müşterim var anlamıyor musun müşterimi bırakır bırakmaz gidip yatacağım.” diyerek, telefonu bir kere daha kapattı. Telefonunu kapattı ama bu sefer amcanın ses tonu biraz daha kızgın bir hâl aldı.
Saf ve temiz bir Anadolu çocuğu olarak, ben de eşi amcaya kızıyor zannettim. Hasta herhalde, eve gidip yatsın istiyor diye düşündüm. Hatta bu sıcakta hasta hasta yollarda taksi kullanmak zorunda kaldığı için de üzüldüm biraz.
İnmeme yakın telefon bir kere daha çaldı. Bu sefer bizim amca “Ağabey anlatamıyor muyum size müşteriyi indirir indirmez karakola gidip teslim olacağım, ne kadar gerekiyorsa o kadar yatacağım.” dedi.
Ne yalan söyleyeyim, bu cevap epeyce bir ilgimi çekti. Ben adamcağız hasta haliyle araba kullanıyor diye düşünürken meğerse bizim amca kanun tarafından aranıyormuş. Bu sefer de kafanız çalışmaya başlıyor ve “Acaba ne halt etmiş olabilir?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Deminden beri beni taksisinde misafir eden bu sakin görünüşlü amca, belki de bir katil.
“Müşteriyi indireyim
de sonra da gidip yatayım.” nasıl bir garip dünyanın cümlesidir? Hapse girmeden
evvel son defa birkaç kuruş kazanma çabası mıdır yoksa bu “yatma” işini
geciktirme ruh hali midir? Taksiden inerken kafamda bin bir türlü garip düşünce
vardı. Adam için üzüleyim mi yoksa teslim olacağı için sevineyim mi bilemedim.
“Acaba benden aldığı
son 50 lirayı evine uğrayıp çocuklarına mı verecek?” diye düşünmeden de
edemedim. Kızdım da biraz. Bu amca bir şeyler yaptıysa bile çocukların günahı
nedir? Amcanın çocuğu var mıdır yok mudur bilmiyorum ama konu her neyse Allah
hiç kimseyi doğru yoldan ayırmasın. Küçük menfaatler veya hesaplaşmalar uğruna büyük değerlerimizi
kaybetmeyelim.
İşin hukuksal boyutunu
bir yere bırakırsak bu minik taksi seyahatinde yaşananlar Türkçenin
azizliğinden başka bir şey değildir. Bizim lisanımızda her yatmak aynı yatmak
değildir. Uyumak anlamına da gelebilir, cinsellik anlamına da gelebilir,
hapiste kalmak anlamına da gelebilir hatta paranın üzerine yatmak anlamına
bile gelebilir. Esnek bir lisandır bizim lisanımız, ne yöne çekerseniz oraya
gider.Dostlar, günlerden pazar olabilir ama siz de daha fazla yatmayın. Erken kalkan yol alır. Kalkın ve çayınızı, kahvenizi içerken nerede ve neden yatacağını çok da iyi anlayamadığımız taksici amcayı okuyun.
Sağlıklı kalın, mutlu
kalın…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder