Kaza Yapmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaza Yapmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2022 Cuma

Martı

Günaydın Dostlar,

Arka bahçedeki beni adam yerine koymayan ve bir gram korkmayan martları geçmişte yazmıştım. Bu sabahki konumuz kaldırımda yürürken dibimizden jet gibi geçen martılar. Bir martılarımız eksikti, o da tamam oldu. Düzensiz akışımıza bir parametre daha eklendi.



Bu işte para varsa yakında serçeler, kargalar, kartallar da çıkar karşımıza. Hatta Kadıköy’de kullanılanlar belki de “Kanaryalar” olmalı.

Geçen sabah amcanın birini kan revan içinde kaldırımda görünce hemen yanına üşüştük. Sağ olsunlar, insanlar da koştu geldi. “Ne oldu?” dediğimde benim yaşlarımdaki amca “Martıdan düştüm.” dedi. “Ulan tek çatlak ben değilmişim.” dedim kendi kendime.

İşin doğrusu amca kendiliğinden düşmemiş, kaldırımda giderken kurye çarpmış. Motosikletler, elektrikli bisikletler, normal bisikletler ve en son icadımız martılar. Bunların ne şeklide kullanılması gerektiği yönünde bir yerlerde yazılı bir şeyler var mıdır acaba?

Bilmediğim için soruyorum, martıya binenler nereden gitmeli? Yoldan mı yoksa kaldırımdan mı? Belki de gece karanlığında araçlarla kaldırımların arasına sıkışarak gitmeleri gerekiyordur. Sessizce jet hızıyla gelen bir martıya her an çarpabiliriz. Bir adım sağa doğru yönelsen martının biriyle akraba olabilirsin.

Sürekli her yerden, her açıdan bir şey çıkıyor. Ne ters yol kaldı ne de düz yol. Bütün bu araçlar yolları da kullanıyorlar, kaldırımları da. Ben, hangisinin nereden gitmesi gerektiğini bilmiyorum. Bilen bir arkadaş varsa lütfen bizi aydınlatsın.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

4 Aralık 2015 Cuma

Şaşkınbakkal Köprüsü...

Günaydın dostlar…

Yorgun argın eve gelirken, bir anda kendinizi bir trafik düğümünün içinde bulduğunuz ve altınıza kaçırmaya ramak kalan noktaya Şaşkınbakkal Köprüsü denir. Kim bilir kaç kişi bu köprü yüzünden altına yapmıştır?
 
Her zaman olduğu gibi, burada da sorunun nedeni öküzcükler. Hiçbir uyarıyı dikkate almadan, köprünün altında kamyonuyla beraber sıkışıp kalarak insanların altlarına kaçırmasına neden olan kişileri kısaca "öküzcük" diye tanımlıyoruz.
Şaşkınbakkal’ın birçok artısı vardır. Evden adımınızı attığınızda 5-10 dakika yürüyerek her ihtiyacınıza ulaşabilirsiniz ama bir de herkesin bildiği başa bela bir demiryolu köprüsü vardır. Ne zaman kimin köprünün altında sıkışacağı hiç belli olmaz. Şunu da belirtmek isterim ki, “köprünün altına kamyon sıkışması durumu” öyle kırk yılda bir kere olan bir durum değildir. Aynı gün içinde oraya 3 değişik kamyonun sıkıştığını çok iyi hatırlıyorum.
Gündüzleri de oluyor ama genellikle bu durum hava karardıktan sonra ortaya çıkıyor. Köprüden öce konulmuş olan rezil bir uyarı levhası, hava karardıktan sonra iyice görünmez hale geldiği için; insanlar da köprünün altında sıkışıp kalıyorlar. Sıkışan kamyon bazen lastiklerindeki havayı azaltarak oradan kurtulabiliyor ama bazen de kurtulması saatler sürebiliyor. İşin kötü yanı, orada sıkıştığınız zaman, önünüz, arkanız, sağınız, solunuz her yanınız düğüm olduğu için, hiçbir yöne doğru kaçamıyorsunuz.
Şimdi siz, “Sabah sabah neden Şaşkınbakkal köprüsüne taktı bu?” diye merak ediyorsunuzdur. Taktım, çünkü dün akşam da benzeri bir olay yaşandı. Trafik Bağdat Caddesinde bile felç oldu. Korna sesleri saatlerce bitmedi. Zaten genellikle de öyle oluyor. Burası tıkandı mı, etraftaki bütün yollar felç oluyor.

Aynı durum Avrupa’da, Amerika’da olsa köprüden önce oraya 70 çeşit uyarı koyarlar. Birçok ışıklı uyarı da dâhil olmak üzere her türlü önlemlerini alırlar. Bu nedenle de öküzcüklere çok kızamıyorum. Orada standartların altında bir geçit olduğunu akıllarının ucundan bile geçirmiyorlar. Fazla bir uyarı da olmayınca köprünün altında sıkışıp kalıyorlar.

Köprüden önce boktan bir levhada köprünün yüksekliği yazıyor. İnsanlar bunu göremiyor diye düşünüyorum ama görseler bile bir işe yarar mı ondan da hiç emin değilim. Eminim %90’ı kullandıkları aracın yüksekliğinin ne kadar olduğunu bilmiyordur.

Şaşkınbakkal Köprüsü, bu civarda yaşayanlar için bir sabır testidir. Normal zamanda bile altından 2 aracın zar zor geçtiği bir köprünün, bir de kaza nedeniyle sıkıştığını düşünün. Bu gibi durumlarda uzakta evinizi görürsünüz ama bir türlü ulaşamazsınız.

Seneler içinde bu köprünün altında binlerce araç sıkıştı ama ne bir önlem alındı, ne de bu konuda bir çalışma yapıldı. Sıkışan araç oradan çıkarıldıktan sonra (her konuda olduğu gibi) konu da unutulup gidiyor.
Bu civarda yaşayanların muhakkak başına gelmiştir ama Şaşkınbakkal Köprüsü’nün altında sıkışmak bir gün herkesin başına gelecektir. Sizlere uyarım; bu köprüye yaklaşmadan önce, yeteri kadar benzininiz olduğundan ve sisteminizde yeteri kadar yer olduğundan emin olun…

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…