Sahtekarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sahtekarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2015 Çarşamba

Neden Kimsenin Umurunda Değil?

Günaydın dostlar.

Yapılan bir iş normal bir şey olarak algılanıyorsa, o zaman kimsenin umurunda olmaması kadar doğal bir şey olamaz. Toprağın yapısını iyi analiz etmemiz gerekiyor. Kayısı yetişen topraklarla, şeftali yetişen toprakların yapıları birbirinden çok farklıdır.
 
Bir ülkede;
Milyonlarca insan kaçak elektrik ve su kullanıyorlar ve de bunu dünyanın en doğal hakkı gibi görüyorlarsa,

Devlete vergi ödememek için fatura kesmemek, fiş vermemek ekmek yemek, su içmek kadar güncel bir yaşam parametresi haline gelmişse;

Metrekaresi artınca vergi oranı da artacağı için evler sanki iki ayrı evmiş gibi gösteriliyorsa;
Apartmanların altına yapılan otomobil park alanları, izinler alındıktan sonra insanların yaşayacağı dairelere dönüştürülüyorsa;
Maliyeti azaltmak için inşaatların birçoğunda türlü, türlü hilelere başvurulup insan hayatı hiçe sayılıyorsa;

Vergi ve SSG yükü altına girmemek için insanların maaşları en düşük seviyeden gösterilip, doğan farklar çeşitli dönemlerde sarı zarflar içinde çalışanlara dağıtılıyorsa;

Kıdem tazminatı doğmasını önlemek için, taşeron işçiler 12 ayları dolmadan birkaç gün önce işten çıkarılıyorlarsa;
Her türlü alım satımda, devlete vergi ödememek için gayrimenkullerin değerlerinin olduğundan çok daha düşük gösterilmesi endüstrinin standardı haline gelmişse;

İhracat yapacağım diyerek devletten bir sürü vergi indirimi aldıktan sonra, elli çeşit manevra ile mallar yurt içine satılıyorsa;

Bal zannedip de yediğimiz şeylerin içinde arıların üretiminden başka herkesin üretimi bulunuyorsa;

Doğal üretildikleri için yüksek fiyat ile satılan meyve ve sebzelerin bile, komedi programlarındaki yapmacık espriler kadar sahte olduğu ortaya çıkıyorsa;
Kendi adına düzenlenmiş sağlık sigortası kartı ile yedi sülalesini doktora götürmeyi, dünyanın en normal işiymiş gibi görüyorsa;

Trafikte başkalarının hakkın tecavüz etmek işin fıtratında varsa;

Rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, tecavüz, cinayet gibi konular gazete sayfalarından hiç eksik olmuyorsa;
Bütün bunların üzerine de, “Devlet malı deniz yemeyen domuz.” gibi atasözlerimiz de varsa; bu topraklarda şeftali yetişmez kardeşim. Kayısı yetiştirir, kayısı toplarsın.

Senin için haber değeri var zannettiğin ahlaki parametreleri de kimse umursamaz…

Sağlıklı kalın, mutlu kalın...

13 Nisan 2014 Pazar

Herkes Önce Bir Kendine Baksın..

Günaydın Dostlar,

Neymiş konu?

Sakat olduğu için takım ile Sivas’a gitmeyen Wesley Sneijder, maçın oynandığı saatlerde evinde oturup maçı seyretmemiş de tutmuş Hollanda’dan bir arkadaşının boks maçına gitmiş. Hatta ringe çıkıp bir iki saniyelik gösteri bile yapmış.


Vay hain vay! Nasıl yapar bunu bize?

Alex De Souza, Aziz Yıldırım ile ciddi bir görüşme yaparken ayak ayak üstüne atmış.
Vay terbiyesiz vay! Nasıl yapar bunu bize?

Manual Fernandes, maç gününden bir akşam önce arkadaşları ile balıkçıya gitmiş.
Vay düşüncesiz vay! Nasıl yapar bunu bize?

Bunlar gibi binlerce örnek verebiliriz. Bu adamları dünyanın her yerinden toplayıp, getirip sonra da bizim yaşamımıza, kültürümüze %100 uyum sağlasınlar gibi saçma sapan  bir beklenti içine giriyoruz.
Adamlar olaya bambaşka şekilde bakıyorlar. Sivas’a gidemedi diye evde oturup maç seyretmesi gerektiğini düşünmüyor. O zamanı maddi, manevi başka şekilde kendisi açısından daha verimli bir biçimde değerlendirmeyi düşünüyor. Oynanan maçı iki saat sonra izlemeyi bir hainlik olarak görmüyor.

En ufak bir şey yaptıklarında her zaman eleştirdiğimiz bu yabancı futbolcular, "Kardeşim siz sanki her şeyi çok mu doğru yapıyorsunuz, gidin de bizi eleştirmeden önce bir aynaya bakın." deseler ne cevap vereceğiz?
"Bu ülke kadın ölümlerinde dünyada bir numara, çocuk gelinlerde dünya birincisi, çocuk pornosunda ilk sıralarda, hayvanlara tecavüzde birinciliği yıllardır kimseye kaptırmıyor, trafik kazalarında dünya birincisi, iş kazalarında dünya birincisi; sahtekarlık, yolsuzluk, rüşvet sıralamasında dünyada ilk sıralarda; vergi kaçırmak günlük yaşamın bir parçası olmuş; yalan dolan her yerde iken siz utanmadan bizi mi eleştiriyorsunuz?" deseler, ne cevap vereceğiz?

Milleti eleştirmeden önce herkes aynada bir kendine baksın. Bilmiyorum bir dünya pişkinlik listesi var mı ama, olsaydı biz onda da birinciliği kimseye kaptırmazdık.
Sağlıklı kalın, mutlu kalın...