Bankalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bankalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2016 Perşembe

Telefon Numaran Değiştiğinde...

Günaydın dostlar…

Dün sabahki yazımda telefon numarası değiştirmenin ne kadar zor bir iş olduğundan söz etmiştim. Numaranızı değiştirdikten sonra yapmanız gerekenler saymakla bitmiyor. Meğerse bizi gerçek dünyaya bağlayan en büyük parametre cep telefonumuz da haberimiz yokmuş.
Numarayı değiştirmek kolay, bütün şamata ondan sonra başlıyor.


1) Doğal olarak, ilkönce en yakınınızdaki eş, dost, akrabanıza yeni numaranızı bildirerek işe başlamanız gerekiyor. En çok kullanılan numaralardan en aza doğru giden uzun bir süreçten söz ediyoruz. Ben 4 gündür bu işi yapıyorum daha yarısına bile gelemedim. Burada en önemli konulardan bir tanesi de, çalıştığınız iş yerini telefon değişikliğinden haberdar etmeniz olacaktır.

2) En önemli konu bankalar. Hele de internet bankacılığı ve/veya mobil bankacılık uygulamaları kullanıyorsanız, bu işin önemi 10 kat daha artıyor. Biraz fazla öksürseniz bankalar hemen numaranızı bloke ettikleri için bu işlemler biraz zahmetli oluyor. İlk önce numarayı değiştireceksiniz, daha sonra da sim kart değişikliğinden dolayı konan blokeyi kaldıracaksınız. Bazı bankalarda bu işi 3 sefer giderek halledebildim.

3) Okullarda çocukları olanların, muhakkak okullara ulaşıp sisteme kayıtlı telefon numaralarını güncellemeleri gerekiyor. Değiştirmezseniz, bir şekilde okul size ulaşmak isterse sorun yaşar. Burada unutulmaması gereken en önemli konu da, servis şoförüdür.
4) Evinizi, işyerinizi koruduğunuz alarm sistemleri de çok önemli bir konu. Bu hizmeti sağlayan firmalara ulaşıp telefon numaranızı güncellemeniz gerekiyor. Bir olay anında, ilk yapacakları şey, sizi cep telefonunuzdan aramak olacaktır.
5) Internet’ten uçak bileti alan arkadaşların Pegasus, THY gibi havayollarının sitelerine girerek, oradaki kayıtlı telefon numaralarını değiştirmeleri gerekiyor. Firmalar, her hangi bir değişiklik olduğunda size ulaşamazlar.

6) En önemli konulardan bir tanesi de, hastaneler ve doktorlar konusu. Aktif olarak kullandığınız bütün sağlık hizmeti aldığınız yerlerdeki numaranız güncellenmeli.

7) Seyahat demişken, otobüs firmalarını da unutmamak gerekiyor. Internet üzerinden bu firmaların web sitelerine kayıt yaptırdıysanız, buralardaki telefon numaranızın da güncellenmesinde yarar var.
8) Digitürk, D-Smart gibi kanallarla olan iletişiminiz açısından bu sitelerdeki numaraların da değişmesi gerekiyor. “Daha iyi, zırt pırt arayıp duruyorlar, değiştirmezsem bana ulaşamazlar,” diyorsanız, onu da büyük bir anlayışla karşılarım, zira gerçekten çok fazla arıyorlar.

9) Yemek Sepeti, Meal Box gibi yerlerden internet üzerinden sipariş veriyor musunuz? O zaman oradaki numaraların da değişmesi gerekiyor. Lokantada pişmiş domates kalmadığı zaman, başka türlü size geri dönemezler.

10) Bilmiyorum siz kullanıyor musunuz ama ben Sanal Market'i çok fazla kullanıyorum. Her sipariş geçtiğimde de, “şu yok, bu yok” diye geri dönüyorlar. Telefonumu değiştirmeseydim bana nasıl ulaşacaklardı?

11) Az daha unutuyordum. Bugünlerde canımız her şeyimiz olan WhatsApp uygulamasında da telefon numaranızı değiştirmeniz gerekiyor. Değiştirmezseniz WhatsApp bozuluyor ve sizi tanımıyormuş gibi davranmaya başlıyor.
12) Belki daha yukarlara yazmalıydım ama apartman görevlisini ve evlerinizde gelip size yardım edenleri de unutmayın. İnanın hamburger siparişi geçebilmekten çok daha önemli bir konu.

13) Aklıma gelen son konu da sigorta şirketleri. Çok acil olmasa da zaman içinde sigorta şirketlerini de durumdan haberdar etmek gerekiyor.
Konuları ana başlıklarıyla yazmaya çalıştım. Bu yazıdan aldığımız mesaj nedir? Çok basit; çok gerekmedikçe telefon numaranızı değiştirmeyin.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

20 Ocak 2016 Çarşamba

Telefonun Kadar Varsın

Günaydın Dostlar,

Birçok yakın dostumun da bildiği gibi yıllardır iki telefon numaram vardı. Cep telefonları ilk çıktığında Türkiye’ye geldiğim zaman aldığım numaram halen benimleydi. Yirmi beş yıldır o beni hiç yalnız bırakmadı.
Doğal olarak, bir de son yıllarda kullandığım ve herkes tarafından daha çok bilinen, işyerinin numarası vardı. Bu telefonda binlerce kayıt olduğu için işyerinden ayrıldıktan sonra, bu numarayı üzerime geçirip kullanmaya devam ettim.


Tipik bir yay burcu davranışı olarak, geçen Pazar günü koltukta otururken birden aklıma numaralardan birini kapatmak geldi. “Neden yıllardır iki numara taşıyorum?” diye düşünmeye başladım. Hem gerek yok hem de boşu boşuna ikisine de para ödüyorum. Bu durumu anlamam üç yılımı aldı.

Kararı verdik ama hangi numaraya tutacağıma da bir karar vermem gerekiyordu. Daha zor olacağını, başıma bir sürü iş çıkartacağını bile bile eski numaramı tutmaya karar verdim. Bunun iki nedeni vardı. Birincisi o benim, ikincisi de o numara en eski 532’li numaralardan ve de güzel bir numara. Türkiye’ye döndüğüm ilk zamanlarda bana o numarayı ve telefonu alan sevgili dayıma buradan bir kere daha teşekkür ediyorum.

Daha bir yerden bir yere gitmeyi bilmezken bir de telefon alacak halim yoktu. Hemen şunu da belirteyim, o dönemlerde çok az kişi de cep telefonu vardı. Oldukça havalı bir durumdu.

Yağmur altında çıktım yola ve hemen en yakındaki GSM Operatörümün mağazasına girdim. Günlerden pazar olduğu için mağaza daha yeni açılmıştı ve insanlar daha ilk çaylarını, kahvelerini bile içmemişlerdi. Gözlerini açık tutmaya çalışan arkadaşa bir çırpıda bütün yapmak istediklerimi anlattım.

“Ben şimdi bu telefondaki kartı iptal ettirip, öbür telefonun kartını bu telefona takıp sonra da yeni kartın eski karttaki pakete ayarlanmasını istiyorum. Bu arada kartımı da değiştirip bu yeni kartlardan takarsanız süper olur.” diye bir cümle kurdum.
Çocuk boş ve uykulu gözlerle on beş saniye kadar hiç kıpırdamadan bana baktı. Gözlerinde, “Sabahın bu saatinde bu kadar uzun cümleler kuracak enerjiyi nereden buluyorsun?” şeklinde bir ifade vardı. İçinden de “Allah’ın cezası moruk, kart değiştirmeyi rüyasında gördü herhalde.” demiştir.

Çok enerji dolu görünmese de Allah var, çocuk işleri çok da bir sorun yaratmadan halletti. Ne yaptığımın farkında olmadan, sanki bir zafer kazanmış edasıyla çıktım dükkândan. Pazar sabahı daha insanlar yola çıkmadan bir şeyler becerebildim ya bunun mutluluğuyla hafif hafif yağan yağmurun altında kendi başıma romantik yürüyüşler yaptım. Daha doğrusu, yeni numarası takılmış telefonum ve ben beraberce yürüdük. Telefonum yağmurda yürümeyi çok sevmiyor ama baktı ki ben ısrar ediyorum, pek bir şey diyemedi.

Asıl dert de eve geldikten sonra başladı. Bir telefon numarasının ne kadar çok yerde kayıtlı olduğuna ve ne kadar çok yerde onu değiştirmek zorunda kalacağınıza inanamazsınız. Telefonsuz ben bir hiçmişim de haberim yokmuş.

Durup dururken telefon numaranızı değiştirmeye karar vermek gibi bir sivri zekâlılık gösterdiğinizde neler yapmanız gerektiğinin listesini yarın sabah yazacağım. Hepimizin elinin altında bulunmasında yarar var.
Ne demiş şair? “Arar bulur muydun beni simsiyah bir telefonum olmasaydı?”

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

24 Mayıs 2015 Pazar

Beni Rahatsız Etmeyin...

Günaydın dostlar.

Mevcut hükümetin en büyük icraatı nedir?
Firmaların telefon, e-mail veya sms yoluyla bizleri rahatsız etmelerinin yasaklanması bence bu hükümetin en büyük icraatıdır. Ben şahsen bankalardan, mağazalardan, paralı kanallardan ve diğer yerlerden gelen telefon aramalarından bıkmış usanmıştım ve son zamanlarda hepsini tersliyordum.

1 Mayıs 2015 tarihinden sonra bu tip aramalar yasaklandı ve arama yapmaya veya e-mail göndermeye devam eden firmalara büyük cezalar uygulanacağı çok açık olarak belirtildi.
 
Bu durumun tek bir istisnası vardı, tüketicilerden izin almak. Bu nedenle de 1 Mayıs 2015 tarihi yaklaştıkça firmalar defalarca arayarak veya yazarak izin alma teşebbüsünde bulundular. Bu işlerden bıkmış usanmış bir insan olarak ben kendi adıma hiçbirine izin vermedim.
Gerçekten de 1 Mayıs tarihinden sonra gelen arama sayısında bir düşüş yaşandı ama bitmedi. Halen yazan, çizen arayan firmalar, bankalar var. “Ben size izin vermedim ki neden arıyorsunuz?” dediğimde, “Siz baştan sözleşme imzalarken bu durumu kabul ettiniz” diye cevap verdiler.

Hepinizin de bildiği gibi birçok yerde önümüze okumamız mümkün olmayan sözleşmeler konuyor ve biz de işlemimizin yürümesi açısından mecburen imzalıyoruz. Bankalarda, Özel Okullarda, Digütürk, D-Smart gibi kanallarda, Mağaza Kartlarında ve daha bir sürü işletme de bu sözleşmeleri imzalıyoruz ve içlerindeki bütün maddeleri kabul etmiş oluyoruz.

Bazı uyanık işletmeler baştan zaten sözleşmelerinin içine bu maddeyi koymuşlar. Bugüne kadar bunu düşünememiş olanlarda ilk fırsatta bu durumu sözleşmelerine ekleyeceklerdir. Sen de gidip ev kredisi almak için imza attığında bu durumu otomatik olarak kabullenmiş olacaksın.
Geçen gün Migros’tan gelen bir e-mail üzerine, “Bana artık e-mail yollamayın” kutucuğunu tıklayarak cevap verdiğimde, “Migros kartınızı mı kapatmak istiyorsunuz?” diye yanıt geldi. Kartımı kapatmak istemiyorum, sadece bu gereksiz e-mailleri almak istemiyorum ama adamlar öyle bir ayarlamışlar ki hemen “Hesabını mı kapatacaksın?” diye soruyor…
Bizim ülkede kanunlar çıkar ama bir türlü amacına ulaşamaz. “İnsanları istemedikleri takdirde arayıp rahatsız etme” dersin, bu maddeyi sözleşmeye koyarlar; “Kapalı alanda sigara içmek yasak” dersin hemen çatıyı açılır kapanır bir sistem haline getirirler. Anlayacağınız bu topraklarda çareler tükenmez.

Bu tip numaraları akıllı telefonlarınızda bloklama şansınız da var ama bunu yapınca da kırk yılda bir gerekli bir şey için ararlarsa, bu seferde size ulaşamazlar.

Sistem ne yaparsa yapsın, yaratıcı topraklarda insanlar muhakkak bir çaresini bulur.
Sağlıklı kalın, mutlu kalın…