Özel Bir İnsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özel Bir İnsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2018 Cumartesi

Hediye

Günaydın Dostlar,

“Hediye” deyince doğal olarak hepimizin aklına özel günlerde verilen armağanlar geliyor. Benim bu sabahki konum, hediye paketleri içinde bize verilen armağanlar değil. Allah'ın hediye olarak karşımıza çıkarttığı insanlar.
Hediye paketleri güzel ama diğerleri daha özeldir. En güzeli ve en özeli karşınıza çıktığı zaman da kesinlikle bir hediyedir. Böyle bir armağan da insana son gününe kadar yeter.


Hayat tesadüflerden ibarettir. Buna katılmamak mümkün değil ama bazı tesadüfler o kadar özel ve güzeldir ki Allah tarafından sizin karşınıza çıkarılmışlardır. Böyle bir durumda da artık onlar tesadüf olmaktan çıkmıştır, onlar birer hediyedir.

Ben bu hediyelerin yaşadığınız doğru hayat karşılığında karşınıza çıktığına inanıyorum. Yaşam süreniz boyunca çok güzel işler yapmışsınız, çok sevilmişsiniz, çok iyi niyetli ve doğru olmuşsunuz, çok yardımsever ve kötü gün dostu olmaya çalışmışsınız; Allah da bu özel hediyeyi karşınıza çıkartmış.

Bazen yeni doğan bir çocuk, bazen de hiç olmadık bir ortamda karşınıza çıkan bir melek. Hediye her şekilde karşınıza çıkabilir. Minicik bir kedi yavrusu bile bütün hayatınızın akışını değiştirebilir.

İçi güzel, dışı güzel bu meleklerden dünya üzerinde çok az sayıda var. Binlerce olsaydı zaten herkesin karşısına çıkardı. Önemli olan böyle bir hediye sana verildiğinde ambalajından tutun da içindeki pırlantaya kadar kıymetini bilebilmen.

Minicik bir çocuk doğar. Herhangi bir doğum değildir, o bir hediyedir. Hayat boyu senin arkadaşın, dostun, sırdaşın, desteğin olsun diye sana verilmiş bir hediyedir. Sen bilmeyebilirsin ama yüce rabbim onu sana ömrünün geri kalanını düşünerek hediye olarak vermiştir.
Sen kendi kendine hediye veremezsin. Nasıl ki doğum gününde kendi kendine hediye veremiyorsan bu hediyeyi de sen veremezsin. Hatta kimse veremez. Onu hak ettiğin düşünülüyorsa o zaten doğal olarak senin karşına çıkacaktır.

En önemli konu, böyle bir hediye senin karşına çıktığında onun bir hediye olduğunu anlayabilmek. Hediye beklemez, anında anlayıp hediyeyi kabul etmen gerekir. Yaşamın normal bir parçasıymış gibi davranırsan hediyeyi senin karşına çıkaranı gücendirirsin.
Adı üstünde, o bir hediye. Sana kız arkadaş olsun veya erkek arkadaş olsun diye karşına çıkmadı. Allah onu senin karşına çıkardı, üzerine de şöyle bir not iliştirdi; “Bundan daha iyisi ve özeli yok, en güzelini ve özelini senin karşına çıkarttım.” O değeri anlayamazsan, o değeri ölçemezsen hediyeye de yazık etmiş olursun.
Yazımın başında da belirttiğim gibi karşınıza bir hediye çıkması Milli Piyango’dan en büyük ikramiyenin çıkmasından daha düşük bir ihtimaldir. Böyle bir durumla karşılaşıncaya kadar da böyle bir şeyin olamayacağına inanırsınız.

Onun bir hediye olduğuna inanıyorsanız o kadar güzel saklayın ki ne rüzgâr, ne güneş ne yağmur ne de kar ona zarar veremesin. “Şans kapıyı yedi kere çalar.” diyorlar ama hediye karşınıza milyarda bir kere çıkar.

Unutma kendi hediyeni yaratamazsın, hediye karşına çıkarsa kendi hikayeni yazarsın.
Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

30 Temmuz 2017 Pazar

Güzel İnsan

Günaydın Dostlar,

Her ne yöne bakarsak bakalım sürekli içimizi sıkacak haberler duyuyoruz veya çirkinlikler görüyoruz. Etrafımızda hiçbir güzel şey kalmadı gibi hislere kapılıyoruz ama üzülmeyin, gerçek hiç de öyle değil.
Uzaklarda bir yerlerde çok güzel bir anne, melek yüzlü bir çocuk doğuruyor. Güzellik göreceli bir kavramdır. “İçi mi güzel, dışı mı güzel?” soruları da hiç bitmez. Bu dünyada ikisi birden güzel olan insanlar hiç mi yoktur? En azından bir tane vardır.


Kocaman kalpli, melek duygulu olmak günümüzde zor bir iştir. Şeytan ruhlu insanların arasında, iyi niyet denizinde suyun üstünde kalmaya çalışırlar. Sevgi dolu kalpleri sık sık günümüzün delileri ile sorun yaşamalarında neden olur.

Hani “İçinin güzelliği gözlerine yansımış.” derler ya, bu özel insanlar tam da böyledir. Gözlerine baktığınız zaman kalplerine kadar görebilirsiniz. Göz ile kalp arasındaki bağlantı tertemizdir. Yolun etrafında hiçbir sürpriz birikim yoktur. Yol tertemiz olduğu için de gözde ne görüyorsanız kalpte de aynısı vardır. Haklısınız, bu durumun tersi de geçerli; kalpte ne görüyorsanız gözde, dilde de aynısı vardır.

Böyledir bu melekler. Uğraşsanız doğru olmayan bir şeyi yaptıramazsınız. İnsanlara yardım etmeyi, her zaman her yerde insanların yanında olmayı kendilerine misyon edinmişlerdir. Kendilerini bir gram umursamazlar. İster sabahın körü olsun, ister gecenin ikinci yarısı; onlar için hiç fark etmez. Günün her saati yanınızda olmak onlar için bir yaşam şeklidir.

Sevdikleri en önde olsun, onlar hep en arkada olsun; bu durumdan gerçekten de mutlu olurlar. Dünyanın en güzel insanı da olsa hiçbir zaman onun ağzından “Ben çok güzelim.” lafını duyamazsınız. Fabrika ayarları böyle bir cümle kurmasına müsaade etmez.

“İyi günde yanımda ol, kötü günde daha çok yanımda ol, hatta hep yanımda ol” felsefesi bu melekler için söylenmiştir. Kıçınızı yırtsanız bile hiçbir ortamda sizi yüzüstü bırakıp gitmezler. Yere düştüğün zaman, sana uzanacak ilk el onun minicik elidir. Minicik olduğuna bakma, tutar kaldırır seni.
Mütevazı olmanın kitabını yazmış olan kocaman kalpli melek; çok konuşmaz, çok fazla ön palana çıkmaz ama çok fazla dinler. Dinlediklerine de değer verir. Kalpten dinler. Kulaklarınla dinlemekle kalbinle dinlemek arasında, milyonlarca kilometre fark vardır. Kulağınla dinlediğin diğerinden çıkıp gidebilir ama kalbinle dinlediğinin çıkacak ikinci bir kalbi yoktur. Orada yıllarca kalır.
Mütevazı oldukları kadar, şımarmaya da hiç müsait değildirler. Doğal yapıları şımarmaya müsaade etmez. Şımartılma yönündeki sözleri, karşısındakinin iyi niyeti olarak algılarlar.

“Ben bilmem.", Ben yapamam.", Ben beceremem.” lafları hiç de meleklere uygun laflar değildir. Bana bir şey sorsanız “Ben o işten hiç anlamam.” derim ama minik melekler hiçbir zaman demezler. “Nasıl yardımcı olabilirim acaba?” diye düşünmeye başlarlar. Gerçekten de kafaya takarsa apartmanın kalorifer kazanını bile değiştirebilir.

Moralinizi bozmayın, karamsarlıklara kapılmayın. Hayatı çok da zorlamayın. Bırakın işler iyi niyet, samimiyet, doğallık, cesaret ve zorluk temelleri üzerine kurulsun. Siz yolunuza devam edin. Bir gün bir yerlerde bir melek muhakkak karşınıza çıkacaktır.
Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

24 Haziran 2017 Cumartesi

Yazmak Çizmek

Günaydın Dostlar,

Eline bir kâğıt ve kalem verseler “Hayalindeki insanın bütün özelliklerini yaz ve resmini çiz.” deseler, yapabilir misin? Bütün özelliklerini alt alta sıralayabilir misin? Unutma hayalindeki mükemmel aşkı, sevgiliyi yazacaksın. Çok güzel bir resim çizeceksin.
Herkese göre farklı olmakla beraber güzellik konusu önemli bir parametre. Kesinlikle çok beğeneceğin bir insanı çizmelisin. Saçları kıçına kadar mı olsun yoksa kabak mı olsun ona sen karar ver ama aşık olacağın, seveceğin insanın dış görünüşünü beğenmek çok önemli bir konu. Ben, “Dış görünüş önemli değil.” diyenlerden değilim. Dış görünüş önemli kardeşim. “Ben senin her şeyini çok beğeniyorum, her zaman çok da güzel vakit geçiriyoruz ama dış görünüşünü beğenmiyorum.” gibi bir muhabbet asla olamaz. Dış görünüşünü çok da beğenmediğin bir insanla yola çıkmak insanları yanlış yönlendirmek ve hisleri ile oynamaktan başka bir işe yaramaz.


Tabii dış güzelliği ile iş bitmiyor, içi de güzel olmalı. Kocaman bir kalbi olmalı ve iyi niyetli olmalı. “Tok açın halinden anlamaz.” sözünü boşa çıkartmalı. Kendi kadar şanslı olmayanların halinden anlamalı, hem de yürekten anlamalı. Çuvaldızdan önce iğneyi kendine batırma konusunda uzman olmalı. Karşısındakini üzmeden, kırmadan önce; iki değil üç defa düşünmeli…

İçindeki sıcaklık avuçlarının içine, gözlerindeki bakışlara yansımalı. Gözlerine bakıp ellerini tuttuğun zaman kalbindeki sıcaklığın avuçlarından çıkıp gözlerinden yansımasını hissetmelisin. Kendi kendine “Gerçekten de çok iyi bir insan.” diyebiliyor musun? Boş ver ona söyleme. Kalbi gerçekten de tıka basa iyi niyet ve samimiyetle dolu olan bir insan, zaten bu tip cümleler duymak sevdasında değildir. Kalplerdeki kocaman iyilik sepeti zaten onların doğal halidir.

Böyle bir listede en unutulmaması gereken konu, seveceğin insanın sana mutluluk ve huzur vermesidir. Senle yan yana girdiği her ortama değer katabilmesidir. Sadece varlığı ile seni mutlu edebilen insanlar var mıdır bir yerlerde? Bence kesin vardır. Böyle birinin hayatında olduğunu bilmekten oluşan mutluluk tatlısı tadından yenmez. İnsanı “yersem biter” korkusu kaplar. Sadece bir kelime, bir cümle, bir resim, bir ses, bir mesajla hayatının değerini arttırabilen insanlar var mı? Girdiği her ortamda ışıkları yakabilen insanlar var mı?

“Davul dengi dengine çalar.” diye boşu boşuna söylememişler. Aşık olacağın insan konuşabileceğiniz ve kültürlerinizin uyuşabileceği bir insan olmalıdır. Saatlerce sohbet edebilmek kolay bir iş değildir. Gerçekten de aranızda bir “sohbet uyumu” varsa insan bitsin istemez. Restorana mı gittiniz? Sandalyeleri masaların üzerine ters kapatma anına kadar sohbet edebilmelisiniz. O an geldiğinde de “Hiç yetmedi.” diyerek ayrılabiliyor musun? Ne der Emin? “Bazen yedi dakika geçmez, bazen de yedi saat yetmez”.

Tropik adaların kumsallarında herkes güzel vakit geçirir. Onunla dar bir sokaktaki havasız bir süpermarkette insanlar tepene çıkarken dolaştığını düşünebiliyor musun? Bunu gözünü önüne getirip de mutlu olduğun gün aşık olacağın insan karşında duruyor demektir. Hayat büyük bir yelpazedir. Kendini romantik Alaska gemi turlarından Kadıköy’ün dar sokaklarına kadar her yerde onunla görebilmelisin.
Hastayken seni şımartsın mı? Tabii şımartsın. Hemen listeye ekleyelim. İyi gün dostu değil ki o çok özel bir insan. Hani hep denir ya “iyi günde, kötü günde” diye; işte bu insan öyle bir insan. İyi günde her zaman yanında, kötü günde daha çok yanında olan birinden söz ediyoruz. 
Bu listeler sonsuza kadar uzayıp gidebilir. İnsanoğlunun istekleri bitmez. Bütün bunları yazdık ama belki de bu kadar yırtınmamıza gerek yoktur. Bir yerlerde senin listesini bile yapamayacağın o insanı çok özel bir anne doğurmuştur. Senin aklına gelen, gelmeyen bütün özellikleri ve fazlasını taşıyordur.

Bazı işler ısmarlama olmaz. Özel üretimse hiç mümkün değildir. Kalbe liste yazmak kolay bir iş değildir. Senin yazıp, çizip listeleyemediğin o insan, bir gün bir yerlerde muhakkak karşına çıkacaktır. Hem de hiç beklemediğin bir yerlerde.
Sağlıklı kalın, mutlu kalın…