Anneler Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anneler Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2015 Pazar

Anneler Günü Kutlu Olsun


Günaydın Dostlar,

Bugün anneler günü. En başta kendi annem olmak üzere bütün minik annelerin ve daha az minik olan annelerin anneler gününü kutlar; hepsine evlatları ile birlikte sağlıklı, mutlu, uzun bir ömür dilerim.

Aramızdan ayrılıp kalplerimize yerleşen annelerimizin de mekânları cennet olsun. Sizleri hiç unutmadık her zaman içimizdesiniz.
Bu özel günde birkaç özel anneyi de anmadan edemeyeceğim.
 
 
Bir salgının bitip diğerinin başladığı günlerde bizleri iyileştirmek için canlarını ortaya koyan kahraman sağlık çalışanlarımızın endişeli anneleri var ya, hepinizin anneler gününü kalpten kutluyor; büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum.
 
Evlerimizde güvende olalım diye canla başla sokaklarda, işyerlerinde çalışan kıymetli insanların sevgili anneleri, sizin de anneler gününüz kutlu olsun. Emniyet mensubundan güvenlik görevlisine kadar hepiniz iyi ki varsınız.

Oğlunu, kızını bu toprakları korumak için şehit veren, gözyaşlarını saklayıp “Vatan sağ olsun.” diyebilen o anneler var ya, ellerinizden öpüyorum. Anneler gününüz kutlu olsun.
Ekmek almaya gönderdiği oğlu bir daha evi geri dönemeyen o anne var ya, onun da anneler günü kutlu olsun.
Kızı tecavüze uğradığı için aile meclisi tarafından oğluna ablasını öldürme görevi verilen,  sessiz gözlerinden kan yaşları akan o anne var ya, onun da anneler günü kutlu olsun.
 
Üniversiteye yolladığı oğlu karanlık sokaklarda döve döve öldürülen, acısı yüreğine sığmayıp midesine kadar taşan o anne var ya, onun da anneler günü kutlu olsun.

Bir takım aklına yatmayan fikirlere karşı en doğal hakkı olan gösteri yürüyüşlerine katılmışken tek bir kurşunla öldürülen o çocuğun annesi var ya, onun da anneler günü kutlu olsun.
Sağ salim bindiği minibüsten bir daha inemeyen, hepimizi yasa boğan o güzel kızın gözü yaşlı annesi var ya, onun da anneler günü kutlu olsun.

Sağ çıkamayacağını bile bile, battaniyelere sarılıp gece gündüz boş gözlerle maden kapılarında oğullarını bekleyen o anneler var ya, onların da anneler günü kutlu olsun.
Daha hiç doyamadan minik bebeği havuzdan cennete düşen o anne var ya, senin de anneler günün kutlu olsun.
Ekmek parası için büyük şehirlere gidip yeterli önlem alınmadan can tehlikesi altında betonlaştırma yarışında çalışan oğullarının yollarını bekleyen vefakâr anneler, sizin de anneler gününüz kutlu olsun.
 
Bin bir türlü alaturka nedenle en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülen o kadınların çaresiz anneleri, sizin de anneler gününüz kutlu olsun. Ortada kalan minik yavrular artık sizlere emanet.

Sadece kız olduğu için okula gönderilmeyen çocukların anneleri ve bu uğurda büyük çaba harcayan Türkan teyze, sizin de anneler gününüz kutlu olsun.
Çocuklara bir şeyler öğretebilme arzusu ile kundaktaki çocuğunu kucağına alıp Anadolu yollarına düşen minik köylerin öğretmenleri, sizin de anneler gününüz kutlu olsun.

Daha oyuncak bebekle oynayamadan kendi bebeklerine bakmak zorunda bırakılan talihsiz minik anneler, sizin de anneler gününüz kutlu olsun.
Savaştan harabeye dönmüş şehir sokaklarında, minik yavrusunu kucağında korumaya, rahatlatmaya çalışan anneler var ya, sizlerin de anneler gününüz kutlu olsun.

Mustafa Kemal’i doğuran güzel ve özel anne, ben sana minnettarım. Senin de anneler günün kutlu olsun.
Allah kimseye en yakınındakilerin acısını göstermesin. Anneleri evlatsız, evlatları annesiz bırakmasın.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

 

 

11 Mayıs 2014 Pazar

Anneler Günü...

Günaydın dostlar…

İlk olarak nerede kutlanmaya başlamıştır diye açıkçası hiç merak etmiyorum. Kuvvetli ihtimalle, ilk olarak Avrupa’da bir yerlerde kutlanmaya başlamıştır ve tarihi eski Yunanlılara kadar gidebilir. İstesem Google’dan bakar, bütün detaylarını öğrenebilirim ama açıkçası bu sabah, bu bilgileri çok da gerekli görmüyorum.
Tek bildiğim, Avrupa’da, Amerika’da her nerede başlamış olursa olsun, bu işi bu kadar büyük bir ticari şekle dönüştüren kesin Amerikalılardır. Bir konuyu alıp, büyük bir pazarlama girişimiyle bambaşka bir şekle çevirme konusunda Amerikalılar çok başarılılar.


Anladığım kadarıyla, Anneler gününü kutlamak için tek bir gün de yok. Amerika ile Türkiye aynı anda kutluyor ama dünyanın birçok ülkesi başka günlerde kutluyorlarmış. Bu da gösteriyor ki, herkesin anneler gününü dayandırdığı milat farklı günler olabilir.

Anneler günü denilince, doğal olarak herkesin aklına ilk önce kendi annesi geliyor. Benim de aklıma, 3 tane çocuğunu 50 yaşına getirebilmiş, 60 senelik evlilikleri boyunca huysuz, aksi ve her zaman, her konuda hep benim dediğim olacak diyen, son derece inatçı bir Doğu Karadenizli koca ile uğraşmış, kendi annem geliyor.

Mutlu bir hayat yaşadı mı? Bence yaşamadı. Allaha şükür hiçbir zaman aç değildik, açıkta değildik ama mutluluktan da ölmüyorduk. Annemin en mutlu anları sinemada film, evde dizi seyrettiği anlarıydı. Halen de durum çok farklı değil. Yaşları bir birine yakın 3 tane çocuk; sobalı, eski ve soğuk bir evde kolay büyümüyor. Annemin hepimizin üstündeki 50 senelik emeklerini ve hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz.
İlkokulda, sabırla bize çalıştırdığı aritmetik problemlerinden tutun da, geçen hafta ben Ankara’ya gittiğimde, “Emin sever” diye düşünerek hazırladığı patlıcan kızartmasına kadar her detayda anne sevgisi vardır. Koskocaman Emin’in, patlıcan kızartması sevdiğini, yanında sarımsaklı yoğurdun da mutlaka olması gerektiğini ancak bir anne kalbi düşünür.
Babam, her şeye kızdığı gibi, biz hasta olunca da kızardı. O yüzden biz genelde hasta olduğumuzu babama söylemezdik. Hastalığımızla ilgilenen, gecenin bir yarısı saati kurup ilaç almamızı takip eden yine annem olurdu.

Babam, zaten çok fazla seyahate gittiği için, uzun yıllar boyunca biz dört kişilik bir aile gibiydik. Evin her türlü eksiğini, gediğini, kırığını, döküğünü, tamiratını, boyasını, badanasını, her şeyi, her şeyi hep annem hallederdi. Doğal olarak da, yaradılıştan kaynaklanan bu işleri becerebilme yeteneği vardı. Rivayete göre, ben küçükken babam bir akşam eve geldiğinde (o kadar az görüyorduk ki) ben, “Adam kim?” demişim.

Ben daha 18 yaşına basmadan, yurt dışına okula giderken, veda anında akan gözyaşları yine bir anne yaşlarıdır. Ben gittikten sonra da zaman zaman ağladığını da çok yıllar geçtikten sonra öğrendim. Tabi ki, bir de sulu göz kardeşim ağlar. O da bir anne, onun oğlu da yurt dışında, o da dışarıdan, içeriden zaman zaman ağlar. Kolay değildir bir anne için, çocuğunu tek başına dünyanın öbür ucuna göndermek.
Annelerin ne olursa olsun hiçbir zaman yeri doldurulamaz. Birçok durumda, bir insanın çocuklarından çektiklerini, anne yüreğinden başka kimse çekmez. “Seninle mi uğraşacağım?” deyip yürüyüp giderler ama anne gidemez.
Böyle bir günde babaannemi, anneannemi, Mürüvvet babaanneyi ve tabi ki, sevgili Neşe ablamı düşünmeden edemem. Kaybettiğimiz bütün annelerin, hepsinin, mekânı cennet olsun.

Aylin’in rahmetli annesinin, Perin’in annesinin ve Nazmiye annenin de, hayatımızda özel ve ayrı bir yerleri vardır. Hepsinin bu özel gününü kutluyorum. Sevgili Yıldız, halamın, Aysel halamın ve rahmetli Ayten halamın da anneler günlerini tek tek kutluyorum.

Değerli insan, rahmetli Örcün teyze; mekânın cennet olsun, anneler günün kutlu olsun.
Burada tek tek isimlerini yazamadığım bütün eş, dost ve akrabalarımızın anneler gününü kutluyor; mutlu bir gün geçirmenizi diliyorum.

Bugünlere gelmemizde büyük emeği olan sevgili öğretmenlerimin ve okul arkadaşlarımın da anneler gününü kutluyor; sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum. Aramızdan ayrılanların mekânı cennet olsun…
Son olarak da; satın alma bölümlerinde şimdi veya geçmişte benimle beraber çalışan bütün minik annelerin bu özel gününü kutluyorum. Sizlere minik çocuklarınızla beraber sağlıklı, mutlu günler diliyorum…

Bu minik çiçekler sizler için.
Sağlıklı kalın, mutlu kalın…