Fiyat Artışları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fiyat Artışları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2022 Pazar

Bir Kilo

Günaydın Dostlar,

Her ne kadar başlıkta “Bir Kilo” yazsa da bir kilo olan ürünlerin sayısı her geçen gün azalıyor. Fiat değiştirmemek için gramaj değiştirme tekniği bütün hızıyla devam ediyor. Geçmişte bunun yapılmasının yasak olduğu yönünde bir kanun çıkmamış mıydı? Nedense aklımda öyle bir şey kalmış.


Bir ürün neden 970 gram üretilir? Sokakta standart olarak kullanılan bir ölçümüdür? Tek bir nedeni var, fiyatı çok arttırmamak. Sadece gramajla oynanmıyor hem gramaj azaltılıyor hem de birazcık fiyat yükseliyor. Ürünleri ve/veya markaları birbirine mukayese ederken muhakkak paketin içindeki miktara da bakın. Piyasada çok acayip gramajlar var.

Yıllarca bir kilo olarak satılan birçok ürün 500 gram olarak satılmaya başlandı. Bunun en büyük nedeni de insanların artık bazı ürünleri bir kilo olarak alamaması. Paketler yarıya inince derdimiz bitti mi? Bitmedi tabii. Bu sefer de 485 gram paketler ortaya çıkmaya başladı.

Örnek olarak geçen sene bu tarihte belli bir fiyata satılan 150 ml diş macununun bugün 75 ml’si aynı fiyata satılıyor. Bir başka örneğe baktığımızda geçen sene bu tarihte 600 ml’si 31,90 TL’ye satılan bir şampuanın bugün 485 ml’sinin 69,50 TL’ye satıldığını görüyoruz. Fiyat artışı %117,87, ambalajdaki küçülme %23,71.

Bu ürünler gibi çok fazla örnek verebiliriz. Gramaj küçültme ve zam yapma tekniği kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin birçoğunda çok yaygın. Baktığınız zaman her türlü garip gramaj var.

Bir işletmeye bir tane üretim hattı alacağınız zaman “Ben 490 gramlık ürünler üretmek istiyorum.” demezsiniz. Daha sonraki günlerde sokağın şartları bu tip satış kurnazlıklarına zorlar.

Tabii bir ürünü bir birim yerine yarım birim ürütmenin firma için de birçok masraf arttırıcı parametresi var. Örnek olarak sıvı yağ üretiyorlarsa en azından iki kapak ve iki etiket kullanmak zorundalar. Küçük ambalajlar her zaman daha pahalıya üretilir. Firmalar da çok ister kilolarca satmayı ama alan olursa.

Geçen sene 20 Kasım’da 1950 ml’si 47,90 TL olan bir deterjanın bugün 1690 ml’si 99,90 TL. Yüzeysel baktığınız zaman fiyat %108,56 artmış görünse de ambalajın da %15,38 oranında küçüldüğünü gözden kaçırmamak lazım. Ambalajı küçülme stratejisin en yaygın kullandığı kategorilerden biri de deterjan ve temizlik malzemeleri grubu.

Anlaşılması en zor kategorilerden bir tanesi de atıştırmalıklar. Her ne kadar üzerinde çok net olarak yazsa da bir kuruyemişin 190 gramdan 180 grama indiğini hiçbirimiz anlamıyoruz. Bin tane dedikoduyu aklımızda tutmaya çalışırken bir de kuruyemişin gramajıyla mı uğraşacağız?

Temel gıdada da bu stratejiden nasibini alan birçok ürün var. Geçen sene bu tarihte 10,70 TL’ye satılan 480 gram yoğurdun bugün 400 gramı 25,45 TL. Fiyat artışı %136,82 ama burada bitmedi, ambalajdaki küçülme de %20,00.

Herkes sıkıntılı bir dünyada bir şekilde bütçesini denkleştirmeye çalışıyor. Firmalar bu konuda her türlü tekniği kullanırken bizim de daha iyi mukayeseler yapabiliyor olmamız gerekiyor.

Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir; daha ekonomik ürün belki de sizin daha pahalı zannettiğinizdir. Ambalajlara kapılmayın, aritmetikten şaşmayın.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

1 Ocak 2021 Cuma

Kendim Takip Edeceğim

Günaydın Dostlar,

Pinpon topu fiyatlarındaki değişimin bu aşamada benim için pazardaki değişimi çok da yansıttığını düşünmediğim için, kendi fiyatlarımı kendim takip etmeye karar verdim. Kırk yılda bir alınan şeyler değil, her gün alınan şeyler önemli.

Artık her torbanın bir teklik olduğu bir ortamda, açıklanan enflasyon rakamları benim gerçeklerime çok da uymuyor. Hiç üşenmedim en çok aldığımız 60 tane ürünü alt alta yazdım. Her gün bunların fiyatlarını takip edip, kendi enflasyonumu kendim takip edeceğim. Umarım aydan aya azalır.



Her ay sonunda kısa bir paylaşımla bu gelişmeleri sizlerle de paylaşırım. Mukayeseleri aylık ortalamalar üzerinden yapacağım. Hep aynı şeyleri aldığımız için bizim ürün listemiz çok fazla değişmiyor. O yüzden aynı süpermarketten aynı fiyatları takip etmek çok da zor olmayacak. En fazla 15 dakikamı alır. Listedeki ürünlerden biri piyasadan çekilirse, o zaman da ona en yakın olan ürünle yoluma devam edeceğim.

Zaten her gün o kadar çok şey takip ediyorum ki, bir takip etmediğim tuvalet kâğıdı fiyatları kalmıştı. Galiba piyasaları takip etme işini seviyorum.

Arkadaşlarım “Takip edeceksin de ne olacak?” diye soruyorlar. Çok güzel bir soru. İlk nedenim, kendi enflasyonumu görmek istiyorum. İkincisi de ürün bazındaki değişimleri göreceğim. Belki alım alışkanlıklarımızı bu bilgiler doğrultusunda şekillendirebiliriz. Tuvalet kâğıdından vazgeçemeyiz ama belki vazgeçeceklerimiz de olabilir.

50 ürünlük liste, oldukça iyi bir yelpaze. Aldığımız her şey var içinde. Kozmetik ürünlerden tutun da içeceklere kadar her şeyi eklemeye çalıştım. Her enflasyon sepetinde muhakkak olması gerektiğini düşündüğüm patates ve soğan da var. Bizim ülkemizde patates ve soğan girmeyen ev var mıdır? Daha önce de yazdığım gibi, iki kilodan az alınması zaten kanunen yasaktır.

Olmazsa olmazlarımız ekmek ve su da listemizde var. Farklı çeşitleri tüketilse de genellikle her evin bir çeşit ekmek alımı oluyor. “Ekmek bulamayanlar pasta yesin” denmiş ama ben pasta yerine çikolata ve bisküvi fiyatlarını takip etmeye karar verdim.

Takip etmekteki bir diğer zorluk da piyasa koşullarına bağlı olarak birçok ürünün gramajlarının değişiyor olması. Fiyatla oynamamak için birçok firma ürünlerinin gramajlarını artı veya eksi yönde değiştirebiliyor. Mecburen ben ilk günkü gramajlar üzerinden yürüyeceğim. Değişiklik olursa fiyatı ona göre ayarlayacağım. Anlayacağınız, sadece ürünleri değil bugünkü gramajlarını da yazdım.

Çok mu iyimserim bilmiyorum ama bu fiyatları takip ederken bazı aylarda fiyatların düşmesini de bekliyorum. İlle de her şeyin fiyatı her ay artacak diye bir durum yok. Mevsimsel parametrelere bağlı olarak bazı ürünlerde fiyatlar düşebiliyor.

Tabii bu çalışma bana kendi rakamlarımı piyasa rakamları ile mukayese etme şansı da verecek. Benim aylık değişimimi dolar kuru, enflasyon oranları, petrol fiyatları gibi temel ekonomik göstergelerdeki değişimle karşılaştıracağım. Bütün temel göstergeler %3-%5 artarken benim torbalarım %15 artıyorsa burada bir terslik var demektir.

Hemen belirteyim, her türlü ekonomik veriyi de her gün takip ediyorum. Bu işler bana bulmaca çözmek veya Sudoku oynamak gibi geliyor. Son 15-20 yıldır takip etmediğim şey yok gibi.

Dostlarım sık sık emeklilikten sıkılıp sıkılmadığımı soruyorlar. Gördüğünüz gibi ben işlere yetişemiyorum bile. Gün içerisinde defalarca bu takipleri yapıyorum.

Bir arkadaşım da “Her sabah süpermarkete mi gideceksin?” diye sordu. Öyle bir şey yok, Allah korusun. Ben zaten internetten alışveriş yaptığım için, fiyatları da internetten takip edeceğim. Sonuçta peşinde olduğumuz veri değişim oranı.

Sevgili dostlar, çok zor bir yılı geride bırakarak yeni bir yıla adım attık. Bu yılın da çok kolay olmayacağını bilsek de yine de umutluyuz. Sıkıntıların azaldığı, sağlık sorunlarının bittiği, insanların gülmeyi yeniden öğrendiği güzel bir yıl olsun inşallah.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…