Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2021 Cuma

Ekonomi Postası Mart 2021

Günaydın Dostlar,

Yılın ilk üç ayını geride bıraktık. Gelin beraberce mart ayındaki gelişmelere bir göz atalım.



Süpermarket Alışverişi:

Benim aldığım ürünlerin fiyatları benim aldığım süpermarkette mart ayında geçen aya göre %0,10 oranında arttı. Yılbaşında beri toplam artış oranı %2,97 oldu. Elimizdeki üç aylık veriyi bütün yıl bazında düşünürsek, şu anda %11,86 civarında bir yıllık süpermarket enflasyon oranına doğru gidiyoruz.

Geçen aya göre fiyatı en fazla artan ürünler: Piliç Bonfile: %27,13 Un: %25,66 Kuru Soğan: %14,03 Çikolata: %13,21 Dolmalık Biber: %10,57.

Geçen aya göre fiyatı en fazla düşen ürünler: Hıyar: %38,73 Duş Jeli: %32,28 Kulak Çubuğu: %13,55 Yumuşatıcı: %12,64 Earl Grey Demlik Poşet Çay: %11,29.

Yılbaşına göre fiyatı en fazla artan ürünler: Dolmalık Biber: %99,44 Tereyağı: %29,97 Beyaz Peynir: %24,12 Taze Kaşar: %22,62 Süt: %22,34.

Yılbaşına göre fiyatı en fazla düşen ürünler: Atom Salata: %37,17 Taze Patates: %36,24 Duş Jeli: %32,28 Tuvalet Kâğıdı: %20,01 Kabuklu Ceviz: %18,07.

Kış mevsiminde olduğumuzun farkında olsak da dolmalık biberin fiyatının üç ay içinde %99,44 oranında artması bence çok fazla.

Ambalaj fiyatlarındaki korkunç artış ve yükselen kurlar henüz raflara yansımadı. Üreticiler fiyatlarını arttırmamak için direniyorlar. Nereye kadar direnebileceklerinin de bir sınırı var. Önümüzdeki haftalarda bu gelişmeler fiyatlara yansıyacaktır.

Hatırlayacağınız gibi, ocak ayında, takip ettiğim 50 süpermarket ürününden 28 tanesinin fiyatı hiç değişmemişti. Şubat ayı sonunda yılın ilk gününden beri fiyatı hiç değişmeyen ürün sayısı 17’ye inmişti. Mart ayı sonunda elimizde sadece fiyatı hiç değişmeyen 9 ürün kaldı. Üç aydır fiyatı hiç değişmeyen ürünlerden bazıları: Pirinç, lavaş, sandviç ekmeği, diş macunu ve çok sevdiğimiz Eti Burçak. Malzeme fiyatlarındaki korkunç artışa ve yükselen kurlara rağmen Eti Burçak direnmeye devam ediyor.

Birkaç günlük indirimler süpermarketlerde bütün hızıyla devam ediyor. Mart ayında bilhassa kâğıt ürünlerinde ve temizlik malzemelerinde çok ciddi indirimler oldu. Her gün bir şeyler ciddi boyutta indirimde oluyor. Biraz takip ederseniz çok uygun fiyatlarla alışveriş yapabilirsiniz.

Damacana:

Damacana fiyatları üç aydır hiç değişmedi. Fiyatlarda bir artış olmamakla beraber, siparişlerinizi akıllı telefonlar üzerindeki aplikasyonlar üzerinden vermenizi şiddetle tavsiye ederim. Hemen hemen her markanın kendi aplikasyonu var. Uygulamayı telefonunuza indirip siparişlerinizi buradan vermezseniz, bayilerin belirlediği fiyatlardan ödeme yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Şeker:

Mart ayında Şubat 2021 fiyatlarına göre dünya borsalarında şeker fiyatı %3,85 (USD) oranında azaldı. Böylece yılbaşından beri toplam artış %12,35 oldu.

Süpermarket raflarındaki şeker fiyatlarında hiçbir değişiklik olmadı.

Yumurta:

Yumurta fiyatları Şubat 2021’e göre Başmakçı Borsası’nda %0,31 oranında arttı. Başmakçı, Türkiye’de yumurta fiyatlarını belirleyen önemli borsalardan biridir. Toplamda da Aralık 2020’ye göre yumurta fiyatları  %16,65 oranında azalmış oldu.

Bu düşüşler marketlere nasıl yansıdı? Maalesef bu oranlarda bir düşüş olmadı ama Aralık 2020 fiyatlarına göre %7,19 oranında bir azalma oldu.

Süt:

Hatırlayacağınız gibi, yılın ilk gününde çiğ süt fiyatları %21,74 oranında artmıştı ve bu da yılın ilk gününden itibaren fiyatlara yansımıştı. Mart ayı içinde başka kayda değer bir gelişme olmadı. Toplamda da Aralık 2020’ye göre marketlerdeki süt fiyatları %22,34 oranında arttı.

Mevsimsel arz fazlalığı nedeniyle üreticiler ellerindeki sütü satmakta zorlanıyorlar. Bu nedenden dolayı Et ve Süt Kurumu en kısa zamanda süt alımına başlayacak. Daha önceki yıllarda olduğu gibi Kurum, üretici örgütleri üzerinden piyasadaki sütü alarak süttozuna çevirecek.

İçki, Sigara:

Benim takip ettiğim içki ve sigara fiyatlarında mart ayında hiçbir değişiklik olmadı.

Doğalgaz, Elektrik, Su:

1 Mart itibarıyla doğal gaz fiyatlarına bir kere daha %1 oranında zam yapıldığı açıklandı. 1 Ocak ve 1 Şubat’ta da %1’lik zamlar yapılmıştı. Yılbaşından beri toplam artış %3,08 oldu. Her ne kadar açıklanan toplam zam %3,08 olsa da, benim faturam bu dönemde %3,74 oranında arttı.

Mart ayında elektrik fiyatlarında bir değişiklik olmadı. Aralık 2020 ile mukayese ettiğimizde fiyatların bugüne kadar %5,63 oranında artmış olduğunu görüyoruz.

İSKİ 1 Ocak 2021 tarihinde su fiyatlarına %6,84 oranında zam yapmıştı. Mart ayı içinde başka bir gelişme olmadı. Zam bu oranda açıklanmış olsa da diğer parametrelerin etkisiyle ilk üç aylık dönemde benim faturamdaki birim fiyat %9,67 arttı. Su fiyatı kullandığınız miktara çok bağlı. Az kullanırsanız birim fiyat da azalıyor. Böylece hem faturanız düşmüş oluyor, hem de sıkıntılı dönemde su tasarrufuna destek sağlamış oluyorsunuz.

Birim fiyatlardaki değişim bu şekilde olmakla beraber bir kere daha her üç konuda da hayatımda ödediğim en yüksek faturaları ödedim.

Ham Petrol:

Brent Petrol fiyatı mart ayında bir önceki aya göre %5,79 oranında arttı. Aralık 2020’den beri toplam artış %31,05 oldu. Petrol fiyatlarının bu kadar artmasındaki en büyük etken Suudi Arabistan’ın üretimdeki kesintiye devam etmesi ve önümüzdeki günlerde de bu yönde devam edeceğini açıklaması. Şubat ayına göre artış hızı azalmış olmakla beraber fiyatlar halen artmaya devam ediyor.

Dolar, Euro:

Dolar geçen aya göre %7,55 oranında arttı. Bu artışla beraber Aralık 2020’ye göre toplamda %1,41 oranında değer kaybetmiş oldu.

Amerikan tahvillerindeki faiz artışı zaten doların ufak tefek artmasına neden oluyordu. Merkez Bankası’nda yaşanan değişiklikler ve diğer gelişmeler yabancı yatırımcıların gözünde istikrarsızlık olarak algılandığı için ciddi oranda bir yükseliş oldu.

Euro da geçen aya göre %5,91 oranında arttı. Bu artışla beraber Aralık 2020’ye göre toplamda (dolara benzer bir şekilde) -%3,44 oranında değer kaybetti.

Geçen ay Aralık 2020’ye göre değer kayıpları çok daha yüksekti. Mart ayındaki ciddi artışlar o kayıpların çoğunu götürdü.

Altın, Gümüş:

Altın fiyatlarında son dört aydır devam eden düşüş, mart ayında sona erdi. Mart ayında geçen aya göre %3,49 oranında değer kazandı. Böylece toplamda Aralık 2020’ den beri %7,46 oranında değer kaybetmiş oldu. Yaşanan istikrarsız görüntüler aynen döviz de olduğu gibi altın fiyatlarının da artmasına neden oldu.

Gümüş fiyatlarındaki artış mart ayında bitti. Mart ayında geçen aya göre %5,86 oranında değer kaybı yaşandı. Toplamda Aralık 2020’den beri olan artış da  %2,54’e indi.

Benzin, Motorin:

Tavan fiyat uygulamasına geçildikten sonra mart ayında benzin fiyatları Şubat 2021’e göre %1,03 oranında düştü. Böylece toplamda Aralık 2020’e göre toplam artış %0,41 oldu.

Mart ayında mazot fiyatları da bir önceki aya göre %1,08 oranında azaldı. Aralık 2020’ye göre toplam artış %0,38 oldu.

Fiyatlar azaldı azalmasına da, akaryakıt istasyonları bunun sürdürülebilir olmadığı konusunda yüksek sesle şikâyet etmeye başladılar. Bakalım nereye kadar gidebilecek!

Bu Ay Açıklanan Diğer Fiyat Güncellemeleri:

Yukarıdaki gelişmelerin dışında bu bölümde yazabileceğim ana bir fiyat değişimi mart ayında gözüme çarpmadı.

Dostlar, daha önce de belirttiğim gibi bunlar Emin’in enflasyonu ve Emin’in takip ettiği ürünler. Ne piyasa analizi, ne de sizlere nasıl hareket etmeniz gerektiği yönünde bir tavsiye. Herkesin öncelikleri ve gözlemleri farklıdır. Alım alışkanlıklarınıza göre sizin enflasyonunuz daha farklı olabilir. Bakalım önümüzdeki aylarda ne gibi gelişmeler yaşayacağız.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

1 Mart 2021 Pazartesi

Ekonomi Postası Şubat 2021

Günaydın Dostlar,

Yılın ilk iki ayını geride bıraktık. Gelin beraberce şubat ayındaki gelişmelere bir göz atalım. Geçen ayki yazım çok fazla ilgi gördü ve çok fazla talep geldi. Hepinize çok teşekkür ederim. Ceviz fiyatlarından tutun da kahve fiyatlarına kadar her şeyi bu rapora eklememi rica edenler oldu. Keşke bu taleplerin hepsini yerine getirmek mümkün olsa da her ay sizlerle paylaşsam. Sevgili Esra ve diğer dostlarımın da belirttiği gibi, her bir paragrafın arkasında çok büyük bir çalışma var. En fazla istenilen konulardan bir tanesi yumurtaydı. Hemen hemen hepimizi ilgilendirdiği için yumurta piyasasını da raporuma ekledim.



Süpermarket Alışverişi:

Benim aldığım ürünlerin fiyatları benim aldığım süpermarkette şubat ayında geçen aya göre %2,31 oranında arttı. Yılbaşında beri toplam artış oranı %2,86 oldu. Elimizdeki iki aylık veriyi bütün yıl bazında düşünürsek, şu anda %17,17 civarında bir yıllık süpermarket enflasyon oranına doğru gidiyoruz.

Geçen aya göre fiyatı en fazla artan ürünler: Dolmalık Biber: %41,86 Hıyar: %22,34 Demlik Poşet Çay: %19,24 Starking Elma: %15,76 Beyaz Peynir: %15,64.

Geçen aya göre fiyatı en fazla düşen ürünler: Taze Patates: %22,66 Un: %22,35 Atom Salata: %17,55 Kuru Soğan: %16,58 Macar Salamı: %8,94.

Yılbaşına göre fiyatı en fazla artan ürünler: Dolmalık Biber: %80,37 Hıyar: %34,76 Tereyağı: %33,41 Demlik Poşet Çay: %33,35 Süt: %22,34.

Yılbaşına göre fiyatı en fazla düşen ürünler: Atom Salata: %39,85 Taze Patates: %29,54 Un: %22,35 Kabuklu Ceviz: %19,91 Tuvalet Kâğıdı: %15,94.

Hatırlayacağınız gibi, ocak ayında, takip ettiğim 50 süpermarket ürününden 28 tanesinin fiyatı hiç değişmemişti. Şubat ayı sonunda yılın ilk gününden beri fiyatı hiç değişmeyen ürün sayısı 17’ye indi. İki aydır hiç fiyatı değişmeyen ürünlerde bazıları: Nohut, pirinç, elma, kahve, lavaş, diş macunu ve çok sevdiğimiz Eti Burçak. Birçok dostumuzun çalıştığı Peyman’ın beyaz leblebi fiyatı da hiç değişmedi.

Birkaç günlük indirimler süpermarketlerde bütün hızıyla devam ediyor. Her gün bir şeyler ciddi boyutta indirimde oluyor. Biraz takip ederseniz çok uygun fiyatlarla alışveriş yapabilirsiniz.

Damacana:

Ocak ayında damacana fiyatlarında her hangi bir değişiklik olmamıştı. Şubat ayı içerisinde de fiyatlarda bir artış olmamakla beraber, siparişlerinizi akıllı telefonlar üzerindeki aplikasyonlar üzerinden vermenizi şiddetle tavsiye ederim. Hemen hemen her markanın kendi aplikasyonu var. Uygulamayı telefonunuza indirip siparişlerinizi buradan vermezseniz, bayilerin belirlediği fiyatlardan ödeme yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Şeker:

Şubat ayında Ocak 2021 fiyatlarına göre dünya borsalarında şeker fiyatı %5,71 (USD) oranında arttı. Ocak ayında da %10,53 oranında artmıştı. Böylece yılbaşından beri toplam artış %16,85 oldu.

Geçen ay Türk Şeker’in yapmış olduğu %10,08 oranındaki zam da raflara %11,22 olarak yansıdı.

Yumurta:

Yumurta fiyatları Ocak 2021’e göre Başmakçı Borsası’nda %6,84 oranında düştü. Başmakçı, Türkiye’de yumurta fiyatlarını belirleyen önemli borsalardan biridir. Ocak ayında da 2020 Aralık ayına göre %10,82 oranında bir düşüş yaşanmıştı. Toplamda da Aralık 2020’ye göre yumurta fiyatları  %16,91 oranında azalmış oldu.

Bu düşüşler marketlere nasıl yansıdı? Maalesef bu oranlarda bir düşüş olmadı ama Aralık 2020 fiyatlarına göre %9,22 oranında bir azalma oldu.

Süt:

Hatırlayacağınız gibi, yılın ilk gününde çiğ süt fiyatları %21,74 oranında artmıştı ve bu da yılın ilk gününden itibaren fiyatlara yansımıştı. Şubat ayı içinde başka kayda değer bir gelişme olmadı.

İçki, Sigara:

Benim takip ettiğim içki ve sigara fiyatlarında şubat ayında hiçbir değişiklik olmadı.

Doğalgaz, Elektrik, Su:

1 Şubat itibarıyla doğal gaz fiyatlarına %1 oranında zam yapıldığı açıklandı. Yılın ilk günü yapılan zamla beraber (1 Ocak 2021’de %1,04 zam yapılmıştı) toplam artış %2,06 oldu. Her ne kadar açıklanan toplam zam %2,06 olsa da, benim faturam bu dönemde %2,36 oranında arttı.

1 Ocak itibarıyla elektrik fiyatlarına %6 oranında zam yapıldığı açıklanmıştı. Ocak ayında bana gelen faturada birim fiyat sadece %1,24 artmıştı. Şubat ayında da %4,73 arttı. Yavaş yavaş da olsa %6’ya geldik.

Su faturamdaki birim fiyat aralık ayında %0,20 oranında düşmüştü. Neden ve nasıl düştüğünü ben de bilmiyorum. Kullanım miktarı ile alakalı olarak birim fiyatlar değişiyor. Ocak ayında %4,84 oranında arttı, şubat ayında gelen faturada da %8,83 oranında arttı. Böylece toplam artış %13,86 oldu.

Birim fiyatlardaki değişim bu şekilde olmakla beraber her üç konuda da hayatımda ödediğim en yüksek faturaları ödedim.

Ham Petrol:

Brent Petrol fiyatı şubat ayında bir önceki aya göre %13,36 oranında arttı. Aralık 2020’den beri toplam artış %23,87 oldu. Petrol fiyatlarının bu kadar artmasındaki en büyük etken Suudi Arabistan’ın üretimdeki kesintiye devam etmesi ve önümüzdeki günlerde de bu yönde devam edeceğini açıklaması. OPEC’in kesinti konusundaki uyumu da bu durumu güçlendiriyor. Dünya bazında salgının vaka artış hızındaki düşüş de bir diğer parametre. Amerika ve diğer ülkelerde yaşanan kutup soğuklarını da eklediğinizde karşımıza böyle bir tablo çıkıyor.

Dolar, Euro:

Dolar geçen aya göre -%4,15 oranında düştü. Bu düşüşle beraber Aralık 2020’ye göre -%8,33 oranında değer kaybetmiş oldu. O zaman gelin kısaca doların son üç aydır düşüyor olmasının nedenlerine bakalım.

Doların küresel piyasalarda düşme eğiliminde olması doğal olarak Türkiye’ye de yansıdı. Yüksek faizi bulan yabancı yatırımcıların dolar bozdurup Türk Lirası alması da bir diğer etken. Her ne kadar Merkez Bankası uzun bir müddet faiz oranlarını düşürmeyeceğini açıklamış olsa da genelde yatırımları kısa vadeli. Son olarak da ülke risk priminin (CDS) tekrar 300 puanın altına inmiş olmasının da ufak da olsa muhakkak bir etkisi olmuştur.

Euro da geçen aya göre -%4,89 oranında düştü. Bu düşüşle beraber Aralık 2020’ye göre (dolara benzer bir şekilde) -%8,83 oranında değer kaybetti.

Altın, Gümüş:

Altın fiyatları son dört aydır düşüyor. Şubat ayında da geçen aya göre %7,22 oranında değer kaybetti. Böylece Aralık 2021’ den beri %10,62 oranında değer kaybetmiş oldu. Altın fiyatlarının aylardır düşüyor olmasının en büyük nedenlerinden bir tanesi merkez bankalarının altın talebinin azalmış olması. Salgın döneminde düşen mücevher satışlarının etkisi de bir diğer neden olarak karşımıza çıkıyor. Bilhassa Hindistan ve Çin gibi talebi yüksek ülkelerde mücevher satışlarında büyük düşüşler yaşanıyor. Son olarak da yatırımcıların altına ilgisinin azalmasını sayabiliriz. Yatırımcılar bu dönemde getirisi olmayan metallerden uzaklaştılar.

Gümüş fiyatları artmaya devam etti. Şubat ayında da geçen aya göre %5,44 oranında değer kazandı. Toplamda, Aralık 2021’den beri %9,09 oranında artmış oldu.

Benzin, Motorin:

Benzin fiyatlarına iki kere zam yapıldı (19 Şubat’ta 15 kuruş ve 27 Şubat’ta 27 kuruş) ancak bu zamlar pompaya yansımadı. Pompaya yansıyan artışlar ise hiçbir yerde gündem olmadı. Üç ayrı tarihte benzin ve motorin fiyatlarına 1.00 kuruş zam yapıldı. İkisi de toplamda 3.00 kuruş artmış oldu. Her gün takip ediyor olmasaydım benim de haberim olmazdı.

Bu Ay Açıklanan Diğer Fiyat Güncellemeleri:

Avrasya Tüneli: Eski: 36,40₺ Yeni: 46,00₺ Oran: %26,37

Simit Fiyatı (İstanbul): Eski: 2,00₺ Yeni: 2,50₺ Oran: %25,00

Dostlar, daha önce de belirttiğim gibi bunlar Emin’in enflasyonu ve Emin’in takip ettiği ürünler. Ne piyasa analizi, ne de sizlere nasıl hareket etmeniz gerektiği yönünde bir tavsiye. Herkesin öncelikleri ve gözlemleri farklıdır. Alım alışkanlıklarınıza göre sizin enflasyonunuz daha farklı olabilir. Bakalım önümüzdeki aylarda ne gibi gelişmeler yaşayacağız.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

1 Şubat 2021 Pazartesi

Ekonomi Postası Ocak 2021

Günaydın Dostlar,

Koskocaman bir ayı geride bıraktık. Takip ettiğim konulardaki gelişmeleri sizlere özetlemek istiyorum.



Süpermarket Alışverişi:

Benim aldığım ürünlerin fiyatları benim aldığım süpermarkette 0,54% oranında arttı. Aslında amacımız aylık averaj fiyatları birbirleri ile mukayese etmek ama elimizde Aralık 2020’nin verisi olmadığı için bu ay fiyatları 1 Ocak ile mukayese ettik.

En fazla fiyatı artan ürünler: Tereyağı: %27,21 Dolmalık Biber: %27,15 Süt: %21,62 Taze Kaşar: %15,35 Demlik Poşet Çay: %11,83.

En fazla fiyatı düşen ürünler: Atom Salata: %27,04 Kıyma: %15,79 Kabuklu Ceviz: %14,22 Straking Elma: %13,61 Piliç Bonfile: %12,79.

Takip ettiğim 50 süpermarket ürününden 28 tanesinin fiyatı ocak ayı içinde hiç değişmedi.

Artış çok fazla değil. Anladığım kadarıyla aralık ayının son günlerinde fiyatlara ciddi zamlar geldiği için, bu ay çok da fazla bir değişiklik olmadı.

1 Ocak tarihinde çiğ süt fiyatları %21,74 oranında arttı. Bu da yılın ilk gününden itibaren fiyatlara yansıdı. Ben çok almasam da, tereyağının kilosu marketine ve markasına göre 85TL-100TL arasında satılıyor. Zannetmeyin ki bu zam hayvancılık yapan çiftçiye yaradı. Hepsi çok mutsuzlar. Bu zam sadece elektrik, mazot fiyatlarındaki artışı ve döviz bazında aldıkları girdilerindeki (yem, gübre, ilaç) kur artışını karşıladı. Kim bilir belki de onun bile tamamını karşılayamadı.

Fiyatları bu kadar çok sık takip etmekten dolayı iki tane önemli konu öğrendim. Birincisi, süpermarketlerin hemen hemen hepsinde birkaç günlük çok ciddi indirimler olabiliyor. Bazı ürünlerde %50’ye varan indirimler oldu. İkincisi de, süpermarketlerin fiyatları semtten semte değişebiliyor. Herkesin her gün fiyat takip edecek kadar zamanı yok ama ara sıra takip etmekte yarar var. Yeriniz ve paranız varsa akmaz kokmaz ürünleri en ucuz zamanlarında alıp stoklayabilirsiniz.

Yıla başlarken, “50 tane süpermarket ürününü takip edeceğim” demiştim ama çok sık alım yaptığımız için listeme damacana fiyatlarını da ekledim. Ocak ayı içerisinde fiyatlarda bir artış olmamakla beraber, siparişlerinizi akıllı telefonlar üzerindeki aplikasyonlar üzerinden vermenizi şiddetle tavsiye ederim. Hemen hemen her markanın kendi aplikasyonu var. Uygulamayı telefonunuza indirip siparişlerinizi buradan vermezseniz, bayilerin belirlediği fiyatlardan ödeme yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Ben eve içki sigara almıyorum ama bunları çok fazla alan dostlarım için onları da takip etmeye çalıştım. Alkollü içeceklerin ÖTV oranı %17,07 oranında arttı. Bu artıştan sonra bira fiyatları %13,73, rakı fiyatları da %17,21 oranında arttı. Şarap fiyatlarında şimdilik bir artış olmadı.

Elektrik, Su, Doğalgaz:

1 Ocak itibarıyla doğal gaz fiyatlarına %1 oranında zam yapıldığı açıklandı ama benim faturam %1,99 artı. Neden? Faturalarımızda sadece doğal gaz bedeli yok, diğer kalemlerde de artışlar olabiliyor.

1 Ocak itibarıyla elektrik fiyatlarına %6 oranında zam yapıldı. Ocak ayında bana gelen faturada birim fiyat sadece %1,24 artmıştı. Artış muhtemelen şubat faturasında kendini gösterecek.

Su fiyatlarının %3,33 oranında arttığı açıklansa da benim faturam %4,84 oranında arttı. Burada da yine doğal gaz faturasındaki gibi başka kalemlerde artışlar mevcut.

Ham Petrol:

Bizim coğrafyamızda maliyet hesaplamaları için çok fazla kullanılan Brent Petrol fiyatı ocak ayında bir önceki aya göre %9,28 oranında arttı. Bu artış sözleşmelerdeki fiyat artış formüllerine bir şekilde yansıyacaktır. Bilhassa plastik fiyatlarını etkileyebilir. Düşündüğünüz zaman petrolün etkilemediği konu yok gibi bir şey. Hiçbir şeyi etkilemese nakliyeyi etkiliyor. Önümüzdeki haftalarda bunun etkisini görebiliriz.

Dolar, Euro:

Dolar geçen aya göre -%4,36 oranında düştü. Euro da geçen aya göre -%4,15 oranında düştü. Merkez Bankası’nın faizleri arttırması her ikisinin de düşmesine neden oldu.

Altın, Gümüş:

Altın fiyatları son üç aydır düşüyor. Ocak ayında da geçen aya göre %3,54 oranında değer kaybetti. Gümüş fiyatları da tam tersine son üç aydır artıyor. Ocak ayında da geçen aya göre %2,92 oranında değer kazandı.

Benzin, Motorin:

Benzin ve motorin fiyatlarında çok çeşitli zam ve indirim açıklamaları yapıldı ama işin gerçeği şu ki, ocak ayı boyunca pompada (İstanbul Kadıköy) fiyatlar hiç değişmedi. Tabii döviz fiyatlarının artmamasının da bunda etkisi oldu.

Şeker:

Burada bir parantez de şeker için açmak istiyorum. Aralık 2020 fiyatlarına göre dünya borsalarında şeker fiyatları %10,53 (USD) oranında arttı. Türk Şeker’in de en son zammı 25 Haziran 2019 tarihinde yaptığı düşünülürse, önümüzdeki günlerde zam yapılması ihtimali oldukça yüksek görülüyor. Bu da reçetesinde şeker olan bütün ürünlerin maliyetlerinin artması demek olur.

Şeker paragrafını dün sabah yazdım ama bu sabah yayınlayana kadar şekere zam geldi bile. 3,57₺/kg olan şeker fiyatı %10,08 oranında zamlanarak 3,93₺/kg oldu.

Bu Ay Açıklanan Diğer Fiyat Güncellemeleri:

Boğaziçi & Fatih Sultan Mehmet Köprüleri: Eski: 10,50₺ Yeni: 13,25₺ Oran: %26,19

Osman Gazi Köprüsü: Eski: 117,90₺ Yeni: 147,50₺ Oran: %25,11

Yavuz Sultan Selim Köprüsü: Eski: 21,90₺ Yeni: 27,50₺ Oran: %25,57

Taksi - Açılış Ücreti: Yeni: 5,00₺          

Taksi - Kilometre Başına Bedel: Yeni: 3,00₺ 

Taksi - Minimum Ücret: Yeni: 13,00₺

Motorlu Taşıtlar Vergisi: Artış Oranı: %9,10

Trafik Cezaları: Artış Oranı: %9,10

Araç Muayene Ücretleri: Artış Oranı: %9,11

Pasaport 3 Yıldan Fazla: Eski: 995,00₺ Yeni: 1.085,00₺ Oran: %9,10

Pasaport Defter Bedeli: Eski: 163,00₺ Yeni: 174,05₺ Oran: %9,10

Özel İletişim Vergisi: Eski: %7,5 Yeni: %10,0 Oran: : %33,33

Dostlar, daha önce de belirttiğim gibi bunlar Emin’in enflasyonu ve Emin’in takip ettiği ürünler. Ne piyasa analizi, ne de sizlere nasıl hareket etmeniz gerektiği yönünde bir tavsiye. Herkesin öncelikleri ve gözlemleri farklıdır. Alım alışkanlıklarınıza göre sizin enflasyonunuz daha farklı olabilir. Bakalım önümüzdeki aylarda ne gibi gelişmeler yaşayacağız.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

1 Ocak 2021 Cuma

Kendim Takip Edeceğim

Günaydın Dostlar,

Pinpon topu fiyatlarındaki değişimin bu aşamada benim için pazardaki değişimi çok da yansıttığını düşünmediğim için, kendi fiyatlarımı kendim takip etmeye karar verdim. Kırk yılda bir alınan şeyler değil, her gün alınan şeyler önemli.

Artık her torbanın bir teklik olduğu bir ortamda, açıklanan enflasyon rakamları benim gerçeklerime çok da uymuyor. Hiç üşenmedim en çok aldığımız 60 tane ürünü alt alta yazdım. Her gün bunların fiyatlarını takip edip, kendi enflasyonumu kendim takip edeceğim. Umarım aydan aya azalır.



Her ay sonunda kısa bir paylaşımla bu gelişmeleri sizlerle de paylaşırım. Mukayeseleri aylık ortalamalar üzerinden yapacağım. Hep aynı şeyleri aldığımız için bizim ürün listemiz çok fazla değişmiyor. O yüzden aynı süpermarketten aynı fiyatları takip etmek çok da zor olmayacak. En fazla 15 dakikamı alır. Listedeki ürünlerden biri piyasadan çekilirse, o zaman da ona en yakın olan ürünle yoluma devam edeceğim.

Zaten her gün o kadar çok şey takip ediyorum ki, bir takip etmediğim tuvalet kâğıdı fiyatları kalmıştı. Galiba piyasaları takip etme işini seviyorum.

Arkadaşlarım “Takip edeceksin de ne olacak?” diye soruyorlar. Çok güzel bir soru. İlk nedenim, kendi enflasyonumu görmek istiyorum. İkincisi de ürün bazındaki değişimleri göreceğim. Belki alım alışkanlıklarımızı bu bilgiler doğrultusunda şekillendirebiliriz. Tuvalet kâğıdından vazgeçemeyiz ama belki vazgeçeceklerimiz de olabilir.

50 ürünlük liste, oldukça iyi bir yelpaze. Aldığımız her şey var içinde. Kozmetik ürünlerden tutun da içeceklere kadar her şeyi eklemeye çalıştım. Her enflasyon sepetinde muhakkak olması gerektiğini düşündüğüm patates ve soğan da var. Bizim ülkemizde patates ve soğan girmeyen ev var mıdır? Daha önce de yazdığım gibi, iki kilodan az alınması zaten kanunen yasaktır.

Olmazsa olmazlarımız ekmek ve su da listemizde var. Farklı çeşitleri tüketilse de genellikle her evin bir çeşit ekmek alımı oluyor. “Ekmek bulamayanlar pasta yesin” denmiş ama ben pasta yerine çikolata ve bisküvi fiyatlarını takip etmeye karar verdim.

Takip etmekteki bir diğer zorluk da piyasa koşullarına bağlı olarak birçok ürünün gramajlarının değişiyor olması. Fiyatla oynamamak için birçok firma ürünlerinin gramajlarını artı veya eksi yönde değiştirebiliyor. Mecburen ben ilk günkü gramajlar üzerinden yürüyeceğim. Değişiklik olursa fiyatı ona göre ayarlayacağım. Anlayacağınız, sadece ürünleri değil bugünkü gramajlarını da yazdım.

Çok mu iyimserim bilmiyorum ama bu fiyatları takip ederken bazı aylarda fiyatların düşmesini de bekliyorum. İlle de her şeyin fiyatı her ay artacak diye bir durum yok. Mevsimsel parametrelere bağlı olarak bazı ürünlerde fiyatlar düşebiliyor.

Tabii bu çalışma bana kendi rakamlarımı piyasa rakamları ile mukayese etme şansı da verecek. Benim aylık değişimimi dolar kuru, enflasyon oranları, petrol fiyatları gibi temel ekonomik göstergelerdeki değişimle karşılaştıracağım. Bütün temel göstergeler %3-%5 artarken benim torbalarım %15 artıyorsa burada bir terslik var demektir.

Hemen belirteyim, her türlü ekonomik veriyi de her gün takip ediyorum. Bu işler bana bulmaca çözmek veya Sudoku oynamak gibi geliyor. Son 15-20 yıldır takip etmediğim şey yok gibi.

Dostlarım sık sık emeklilikten sıkılıp sıkılmadığımı soruyorlar. Gördüğünüz gibi ben işlere yetişemiyorum bile. Gün içerisinde defalarca bu takipleri yapıyorum.

Bir arkadaşım da “Her sabah süpermarkete mi gideceksin?” diye sordu. Öyle bir şey yok, Allah korusun. Ben zaten internetten alışveriş yaptığım için, fiyatları da internetten takip edeceğim. Sonuçta peşinde olduğumuz veri değişim oranı.

Sevgili dostlar, çok zor bir yılı geride bırakarak yeni bir yıla adım attık. Bu yılın da çok kolay olmayacağını bilsek de yine de umutluyuz. Sıkıntıların azaldığı, sağlık sorunlarının bittiği, insanların gülmeyi yeniden öğrendiği güzel bir yıl olsun inşallah.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

21 Ekim 2020 Çarşamba

Çok Eski...

Günaydın dostlar…

Evinize servis çağırmakla hiç uğraşmayın. Geldikleri zaman size (genellikle) söyleyecekleri iki tane sözleri var. “Bu makine çok eski” ya da “Bunu tamir etmeye çalışmak yenisini almaktan daha pahalıya mal olur”.

Bu aletlerin veya ekipmanların belli bir ömürleri olduğunun farkında olmakla beraber, her geçen gün servisçilerin gözündeki ömürlerinin azaldığını düşünüyorum. Yirmi sene dayanan buzdolaplarından vazgeçtik ama en az on yıl bizimle beraber yaşamalı.


Sürekli tüketmeye ve yenilemeye dayalı ekonomi, süratle dünyanın nimetlerinin yok olmasına neden oluyor. Sonuçta bunların üretildiği malzemeler sınırsız değil. Her birinden dünyada belli miktarlarda var ve yenilenmeleri binlerce yıl alıyor.

Arkadaşlarım “Hurdaya atılan her şey geri dönüştürülüyor” diyor ama ben o kadar emin değilim. Nedir bunun oranı? En fazla %30-%40 seviyesindedir.

“Kaç yıllık bu çamaşır makinesi ağabey?” diye sorduğunda, yedi yıllık dedim. Bana öyle bir baktı ki, gözlerinde “Bir de bu kadar yıldan sonra sen bunu tamir ettirmeye mi çalışıyorsun?” bakışı vardı. Bir yerlerde bu arkadaşlara bakışlarıyla insanları kötü hissettirme konusunda kurs verildiğini düşünüyorum. Ben de mi katılsam acaba? Bana öyle baktıklarında ben de aynı şekilde onlara bakarım.

Bir başka arkadaş da başka bir konuda daha değişik bir öneriyle geldi. Konunun özeti şu: Sen yenisini al, ben bu makinayı bir müddet idare edecek şekilde kendi evimde 750 TL’ye tamir edip sana getireyim, sen de bunu internette 1.500 TL’ye sat. Böylelikle ikimiz de 750 TL kazanmış oluyoruz.

Demek istiyor ki, bu makinadan bir cacık olmaz ama istersen ben bunu başkalarına kazıklayabileceğin hale getirebilirim. Allah çarpar vallahi. Tabii üstüne bir de bana yeni makine girmiş olacak.

Eskiyi çöpe attırma konusunda en gelişmiş olan birim de yazıcı üreticileri. Bu sektörde yazıcının bozulmasına bile gerek yok. Mürekkep kartuşlarını ortadan yok ederek seni yeni bir yazıcı almaya mecbur ediyorlar. Başka marka kartuş bulup takarsan da yazıcı hemen homurdanmaya başlıyor. Elli tane laf söylüyor.

Hiçbir sorunu olmayan yazıcımı neden çöpe atayım? Çünkü o da yedi senelik. Amcalar diyor ki, “Siz alalı yedi sene olmuş ama o yazıcı piyasaya çıkalı on bir yıl olmuş”. Burada söylemek istediğini tercüme edeyim. “Biz artık bu saatten sonra o yazıcının hiçbir zıkkımını sana temin etmek zorunda değiliz” diyor. Öyle bir bakıyorlar ki, zannedersin en son İbrahim Müteferrika kullandı yazıcıyı.

Yazıcı da gitti. Hem de hiçbir suçu günahı yokken. Ne yapacağız? Yeni kartuşlara uyumlu yeni yazıcı alacağız. Bana yedi yıldır çok iyi hizmet eden, hiçbir sorun çıkarmayan yazıcımdan ayrılmak zorundayım.

“Beni neden çöpe atıyorsun, ben sana ne yaptım?” diye sorduğunda ne diyeceğim? Gözlerinin içine bakamayarak kaçamak cevaplar vermek zorunda kalacağım. Çöpe atmaya kıyamadığım için, muhtemelen evin bir yerinde saklayıp toz toplayarak buruk gözlerle bana bakmasını izleyeceğim.

Büyük bir kıskançlıkla yeni yazıcıya bakacak. Haklı olarak “Onun yaptığı her şeyi ben de yapıyordum ama suyumu vermediler” diyecek. “Ölmeden mezara koymak” denilen şey bu olsa gerek. O ölmedi, onu biz öldürdük.

Üzülme be kardeşim; senin hiçbir kabahatin yok, kabahat bizler de. Bugünkü kazancımız için yarını yok etmeye bayılırız. Umarım sen de, diğer bütün zamansız öldürdüklerimiz de bizi affedersiniz.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…

27 Mart 2014 Perşembe

Perşembe Pazarı

Günaydın Dostlar,

Her perşembe Erenköy sokaklarında, sabahın erken saatlerinde semt pazarı kurulur ve akşam hava kararıncaya kadar devam eder. Farklıdır pazarcının hayatı. Diğerlerine benzemez. Ayrı bir dünya, bir yaşam tarzıdır. Ben, her zaman pazarcıların dünyasını sirk hayatına benzetmişimdir. Kendine özgü kuralları, kültürü vardır. Sen yatağında yarım gözle baktığın alarmın çalmasına daha 39 dakika olduğunu görüp mutlu olurken pazarcının günü çoktan başlamıştır. Yazı, kışı, sıcağı, soğuğu, yağmuru, çamuru yoktur bu işin; o pazar muhakkak kurulacaktır.


Sirkte doğan çocukların kaderi nasıl sirkte çalışmak ise pazarcılık da babadan oğula geçer. Bu hayatın içine doğmak ve bu dünyada büyümek gerekir. “Hadi ben işten ayrılayım da pazarcı olayım.” diyemezsin. Bu özel dünyaya ortasından girmek çok zordur. Denersen de en fazla pazar yolunda arabasının arkasından cam tabaklar, bardaklar satan amca kadar girebilirsin bu dünyaya.

Sorumluluğu vardır pazarcının. İnsanlar, akşam yemeği sohbetlerinde “Yarın da kahvaltıdan sonra pazara giderim.” diye planlar yaparken onları ortada bırakamazsın. Ertesi sabah doğacak güneş kadar kesindir perşembe pazarının kuruluşu.

Sabahın erken saatlerinde tahta parçalarını, kartonları, kâğıtları 20 kiloluk boş yağ tenekeleri içinde yakıp elleri ısıtmak; küçük ocaklarda çay demlemek bir pazar geleneğidir. Dünyanın en kaliteli çaylarını karıştırsan karanlık sabahlarda bu minik ocaklarda demlenen çayın tadına ulaşamazsın. Biraz sohbet, biraz hazırlanma, biraz ısınma, biraz çay içmeyle başlar hayat. Adeta bir kabul günüdür. Aile bir araya gelmiştir. Yaşamadan bilmenin imkânsız olduğu garip bir bağdır bu. Yatılı okul tadında bir arkadaşlık, kardeşliktir.

Tentenin ipini Emekli Zabıta Müdürü Mehmet Bey’in bahçe demirine bağlarken akıllarda yine aynı soru vardır. Mehmet Bey uyandığında “Bu ipi buraya bağlamayın diye size 130 kere söylemedim mi?” diyerek yine kızacak mıdır acaba?

Herkesin yeri santim, milim bellidir pazarda. Yün doncu, yine her hafta olduğu gibi köşeden ikinci tezgâhta yerini almıştır. Tezgâhın kısa ayağının altına koyacağı taş da her zamanki gibi yanında. Çok kıymetlidir o taş. Her yere amcayla beraber gider. Sabah karanlığında tezgâhın birazcık kısa olan, sol arka ayağının altına koyacak taşı nereden bulacaksın?

Sebzeler dizilir, meyveler dizilir ve yavaş yavaş pazar hareketlenir. Her ne kadar bağırarak müşteri çekmek yasaksa da kimse dinlemez bu yasağı. Pazarcı; dedesinden, babasından böyle görmüştür. Bağırmadan pazar olmaz.

Pazarın daha tezgâhlar kurulurken gidenler, gündüz gidenler ve de akşam toplanırken gidenler olmak üzere üç tip müşterisi vardır. Akşam son anda uygun fiyatlar yakalamak da mümkündür ama iyisi kaldıysa tabii. Meyveleri, sebzeleri geri götürmeye çalışmak da bir maliyet; o yüzden o saatler her türlü pazarlığa açıktır.

İyisi demişken bizim çocukluğumuzda pazarlarda bir sürü çürük veya çürümesine çok az kalmış meyveler, sebzeler olurdu. Şimdi bakıyorum da her şey gıcır gıcır, bir gram çürük yok. Çürükler de doğal yetiştirilen ürünlerle beraber uçtu, gitti galiba. Artık hiçbir şey çürümüyor. Kırk yılda bir pazara gittiğimde annem “Doğru seç, sakın çürük alma.” derdi ama artık bu uyarı pek geçerli değil.

Dediğim gibi pazarda herkesin bir yeri vardır ve bu noktaların hepsi stratejik olarak ayarlanmıştır. Soğan, patatesin bir ağırlığı olduğu için onlar genelde çıkış noktalarına yakın yerlerde konuşlanmıştır. Kimse, pazarın ortasından kilolarca patates alıp uzun mesafeler taşımak istemez. Ayrıca kültürümüzde yarım kilo patates almak gibi bir şey de yoktur. Nedense onlar en az iki kilo alınır. Daha az alınırsa ayıp mı olur, yasak mıdır ben bunu çözemedim.

Perşembe pazarı bir gelenek, bir buluşmadır. İnsanların gözleri bir yandan da her hafta gördükleri insanları arar. Biz meraklı insanlar olduğumuz için komşuların ne aldıklarına da bakarız çaktırmadan. Sonra da gidip “Ayşe Hanım da torbayı patlıcan doldurmuştu, ne yapacaksa o kadar patlıcanı?” diye dedikodu yaparız.

Karanlık bir Erenköy sabahında, perşembe pazarı yine kuruldu. Yarınını organize etmeye çalışan, yarınını yaşamaya çalışan herkes orada. Yün doncu amca da cam tabakçı beyefendi de pazarda patlıcan bırakmayan Ayşe teyze de.

Sağlıklı kalın, mutlu kalın…